4-0 sonrası Galatasaraylı futbolcu için olay ifade: "Türkiye’de hiçbir takımda oynayamaz"

Galatasaray, Süper Lig'in 2. haftasında konuk olduğu Erzurumspor'u 4-0 yenerek sezonun ilk galibiyetini aldı.
Galatasaray, Süper Lig'in 2. haftasında Erzurumspor'u deplasmanda 4-0 yenerek sezonun ilk galibiyetini elde etti. Spor yazarları, sarı-kırmızılı takımın Erzurum'daki performansını kaleme aldı. İlk haftadaki Çorum maçına kıyasla en önemli değişiklik orta sahada yaşandı; teknik direktör Okan Buruk, Sane'yi yedek bırakıp on numarada Sara ile başlayarak orta sahayı üçledi. Bu düzen, takımın pres gücünü artırdı ve geçirgenliği azalttı; iki gol de önde kazanılan toplarla geldi.
Son iki sezonun Süper Lig'deki anahtar oyuncusu Osimhen, bu sezona da aynı iştahla başladı. Sadece 180 dakikada 4 gol ve 1 asist kaydetti. İngiliz medyası onu sık sık farklı iddialarla gündeme getiriyor; ancak Osimhen, dünyanın en iyi 5 santrforundan biri ve değeri kesinlikle 100 milyon Euro'nun üzerinde. Orta sahanın lideri Torreira da sezona iyi girdi; Çorum maçında Osimhen'e asist yapmıştı, Erzurum'da ise presin lideriydi.
Maçın ilk yarıda bittiğini belirten yorumcular, Sallai'nin golündeki korner ve Osimhen'in ilk golündeki pas hataları nedeniyle kaleci Orbanic için unutulması gereken bir gece olduğunu ifade etti. Osimhen'in yıldızlaştığı ilk 45 dakikada Yunus'un da geçen haftaki gibi değerli katkılar sağladığı vurgulandı. Ancak bu maçın bir kıstas olmadığı, oyun içindeki gösterişli görüntülerin aldatıcı olabileceği ve bunu en iyi Okan Buruk'un bildiği belirtildi.
Kulüpteki iç siyasi çalkantılara dikkat çeken yazarlar, Galatasaray'ın şu sıralar herhangi bir puan kaybına tahammülü olmadığını, Erzurumspor maçının bu açıdan büyük şans olduğunu dile getirdi. Okan Buruk'un başarılı bir profesyonel olmasına rağmen istemeden de olsa iç siyasetin bir aktörü haline gelebildiği, bu yüzden takımın her hafta bir maçı sahada rakipleriyle, kalan altı günü ise dışarıda kendi içinde oynayacağı ifade edildi. Oyuncuların bu kavurucu gündemden etkilenmemesi gerektiği vurgulandı.
Bir yorumcu, Osimhen'in varlığının takım için büyük şans olduğunu, iki gol atıp bir de gol attırdığını, Erzurum defansına sürekli baskı yaparak rakibi strese soktuğunu belirtti. Lemina'nın sözleşmesinin uzatılmasını sorgulayan yazar, oyuncunun gideceğini söylediğini ve ağırlaştığını, ancak hocanın bir bildiği olduğunu ifade etti. Ugochukwu'nun transferini eleştiren yazar, onun Türkiye'de hiçbir takımda oynayamayacağını savundu. Galatasaray'ın rakibin dişini gösteremediğini, bu yüzden rahat bir galibiyet aldığını, ancak transfer sezonu bitene kadar gerçek Galatasaray'ın izlenemeyeceğini sözlerine ekledi.
Bir başka yorumcu, Erzurumspor'un yetersizliğini iyi değerlendiren Galatasaray'ın ilk kornerle işi bitirdiğini, gerisinin çorap söküğü gibi geldiğini yazdı. Okan Buruk'un Çorum maçındaki olaylardan korktuğu için Lemina'yı savunmaya gömdüğünü, bunun da kritik pozisyonları kesmede başarılı olduğunu belirtti. Bu maçın Galatasaray'a moral verdiğini, ancak Osimhen'in bu takımın her şeyi olduğunu, rakibin güçlü ya da zayıf olması fark etmeksizin aynı hırsla mücadele ettiğini, hatta bu hırsı yüzünden takım arkadaşlarını azarlayabildiğini ifade etti.
Liverpool galibiyetinin ardından başkanla soyunma odasına giren, Monaco'da aynı başkanla locada maç seyreden, önceki Özbek döneminin gizemli adamı olarak nitelenen bir kişinin pimi çekilmiş el bombası gibi ortalığa çıktığı ve herkesi ateşe verdiği belirtildi. Aynı gün Batrakov'un İstanbul'a geldiği, transferde 'Sarr bakalım' günlerinin başladığı, 'bir yetmez, iki Sarr' denildiği aktarıldı. Galatasaray'ın Erzurum deplasmanı varken başkan ve yönetimin bununla ilgilenmediği, Lemina ve Torreira'nın geleceğinin belirsiz olduğu, önlerinde Sara'nın olduğu ifade edildi. G.Saray'ın erken bulduğu iki golle rakibin fişini ilk yarıda çektiği, soyunma odasına kalecinin bireysel hatasını affetmeyen Osimhen'in golüyle gidildiği anlatıldı.
Galatasaray yönetim kurulu ve şirket yönetimindeki koltuk kavgaları, ego savaşları ve yöneticilik sözü verilen danışmanların ihaneti eleştirildi; bu kadar entrikayla kulüp yönetilemeyeceği vurgulandı. Osimhen'in aldığı parayı hak ettiği, sahanın her yerine bastığı, önde pres yaptığı ve arkadaşlarını enerjik olmaya davet ettiği belirtildi. Osimhen'in 45. dakikada kaleciye baskı yapıp kazandığı topu gol yapmasının karakter göstergesi olduğu, Nijeryalı yıldızın mükemmel bir profesyonel olduğu, iş ahlakının üst düzeyde olduğu ve takımı için varını yoğunu sahaya yansıttığı ifade edildi. 2 gol ve 1 asist yapan Osimhen'in çalışkanlığının koşmayan arkadaşlarına örnek olması gerektiği kaydedildi.
Sezon öncesi kampına katılan Sara'nın kilolu ve fizik olarak yetersiz kalması, kolay top kaybetmesi şaşırtıcı bulundu. Torreira-Lemina ikilisinin orta sahada rakibi karşılamada ve top çalmada etkili olduğu, Lemina ile yapılan 2 yıllık sözleşmenin taraftarca eleştirildiği, ancak Okan Buruk'un Lemina'nın takımda kalması için büyük çaba harcadığı ve haklı çıktığı belirtildi. Lemina'nın sakat ve yorgun olmadığında orta alana akıl koyan bir oyuncu olduğu, Sanchez-Abdülkerim ikilisinin birçok hatasını engellediği ifade edildi.
