Haberler/Haber

Spor yazarları İtalya yenilgisini ve Montella'nın tercihlerini eleştirdi

BBeşlik Haber Merkezi· 1 saat önce
Spor yazarları İtalya yenilgisini ve Montella'nın tercihlerini eleştirdi

A Milli Takım'ın İtalya'ya 4-1 yenildiği maçın ardından bazı yazarlar, teknik direktör Vincenzo Montella'nın oyuncu seçimlerinin ve taktik kurgusunun sonucu…

A Milli Takım, UEFA Uluslar Ligi'ndeki ikinci maçında İtalya'ya 4-1 mağlup oldu. Millilerin ilk yarıdaki etkisiz futbolu ve savunmadaki hataları tepki toplarken, spor yazarları maçın ardından takımın performansını ve teknik direktör Vincenzo Montella'nın kararlarını eleştirdi.

Levent Tüzemen, Montella'nın Abdülkerim, İsmail ve Kerem'i oyuna aldıktan sonra takımın İtalya karşısında daha cesaretli, istekli ve uyumlu bir oyun ortaya koyduğunu belirtti. Yenilen gollerde kaleci Altay'ın ciddi hataları olduğunu savunan Tüzemen, Celta Vigo'da 7 maçta sıfır dakika almış bir kalecinin Milli Takım kalesine geçmesini sorguladı. Bu tercihin sezon başından beri kendi takımlarında oynayan Muhammed ve Okan Kocuk'a saygısızlık olduğunu ifade eden Tüzemen, "Oynayan kaleci varken oynamayan kaleci mi milli takım kalesini korur" dedi. Bursa'da ağır bir yenilgi aldıklarını hatırlatan Tüzemen, yeni bir heyecana ihtiyaç duyulduğunu, Montella'nın kendi heyecanını kaybettiğini ve TFF'nin görevine devam etmesi konusunda sağduyulu bir karar vermesi gerektiğini söyledi.

Turgay Demir, takımın net bir santrforu olmadığını ancak Enes Ünal'ın görmezden gelindiğini belirtti. Ferdi gibi bir yetenek varken sıradan bir sol bek Eren'in tercih edildiğini, ayağına hakim ve savunma arkasına top atabilen Emirhan'ın yok sayıldığını savundu. İlhan Fakılı'nın Montella'nın nazarında hiç olmadığını, Mustafa Eskihellaç'ın ise sadece laf olsun diye kadroya dahil edildiğini öne sürdü. Berke adında bir kalecinin varlığından haberdar olduğundan bile emin olmadığını dile getiren Demir, "Evine dön arkadaş... Atla vatandaşlarının uçağına ve evine git" ifadelerini kullandı.

Fatih Doğan, sorunun oyun kimliği olduğunu vurgulayarak Türkiye'ye monte edilen Montella futbol anlayışının artık acı verdiğini yazdı. Savunmayı beşleme, oyunu geriden kurma ve santrforsuz oyunla orta sahayı geçiş oyununa dönüştürme anlayışının Türkiye'ye dar geldiğini belirten Doğan, futbolcuların oyun karakterlerinden uzaklaşmaya ve ayaklarında pranga varmış gibi oynamaya başladığını ifade etti. TFF'nin bir karar vereceğini söyleyen Doğan, "Türk Milli Takımı'nın kapasitesi bu mu? Montella ile ve felsefesiyle nereye gidiyoruz?" diye sordu.

Uğur Meleke, Süper Lig'de uzun süredir bu tip formasyon ve tutucu oyun anlayışıyla dizilen iki takımın Alanyaspor ve Göztepe olduğunu hatırlattı. Joao Pereira'nın da Stanimir Stoilov'un da hedefinin topa sahip olmak olmadığını, rakiplerinin tamamlayamadığı hücumları ve duran topları kollayan iki pragmatik teknik adam olduğunu belirtti. Pereira ve Stoilov'un mantalitesini milli takımda görmek istemediğini söyleyen Meleke, Montella'nın tutuculuğunu da artık milli takımda görmek istemediğini dile getirdi.

Engin Verel, radikal bir değişime ihtiyaç olduğunu savunarak en kestirme yolun hazır İtalyanlar gelmişken Montella'yı da rakip kafileye dahil edip ülkesine göndermek olduğunu yazdı. Hesabı ödemesi gerekenin sadece Montella olmadığını ancak fırtınalı havalarda gemiyi batıranın hesabının tayfadan veya patrondan önce kaptandan sorulduğunu ifade etti. Hafta içi Fransız basınının, Türk Milli Takımı yetkililerinin Didier Deschamps ile görüştüğünü ancak Fransız hocanın 1 yıl dinlenme kararı aldığı için görevi kabul etmediğini yazdığını aktaran Verel, TFF'nin de artık Montella'dan umudu kesmiş göründüğünü ve arayışlara başladığını belirtti.

Güntekin Onay, Montella'nın uzun zamandır burada olduğunu, artık her oyuncuyu tanıdığını ve elinde geniş bir milli oyuncu havuzu olmasına rağmen doğru tercihleri yapamadığını söyledi. "24 yıl sonra bizi Dünya Kupası'na götürdü" diyenlerin futboldan anlayıp anlamadığını bilmediğini ancak matematik bilmediklerinin kesin olduğunu ifade eden Onay, Dünya Kupası'na artık 48 takımın gittiğini bir türlü anlatamadıklarını belirtti. Uluslar Ligi'nde evinde 2 maçta 0 puan çektikten sonra 4 maçının kaldığını, bunların 3'ünün Fransa, İtalya ve Belçika ile deplasmanda olduğunu hatırlatan Onay, çözümü artık Montella'nın düşünmesi gerektiğini yazdı.

Bilal Meşe, Montella'ya bazı ülkelerden teklif geldiğini, gitmediğini ve bizi tercih ettiğini hatırlatarak "İki maçta sıfır çektin, keşke gitseydin de bugünleri görmeseydik" dedi. Koca havuzdan ideal bir onbir hatta orijinal bir santrfor bulamıyorsa Montella'nın gitmesi gerektiğini, onu bağlayan kimsenin olmadığını söyledi.

Ömer Üründül, Montella'nın bu maç için başlangıçtaki takım tertibinin hatalı olduğunu belirtti. Zor maçlarda düşünmeden görev verdiği İsmail Yüksek'in kulübede olduğunu, Brighton'da her maç oynayan ve son derece başarılı bir performans sergileyen Ferdi'nin de kulübede oturduğunu ifade etti. Kaleci sorununa da değinen Üründül, Fransa maçını yorumlarken Uğurcan'ın hatalı kırmızı kart gördüğünü ve İtalya maçında oynayamayacağını söylediğini hatırlattı. Altay'ın iki senedir hiç oynamadığını, bu kadar maç eksiği olan bir kalecinin böyle zor bir mücadelede hata yapmamasının mümkün olmadığını ancak Altay'ın hiçbir günahı olmadığını dile getirdi.

Zeki Uzundurukan, millilerin kötü ötesi bir ilk yarı oynaması üzerine tribünlerin "yuh" sesleriyle ortadaki vahim tabloyu özetlediğini yazdı. Sahada yenilgiye baş kaldırmayan bir milli takıma uzun zamandır alışık olmadıklarını, son Dünya Kupası'nda bile bu kadar kötü olmadıklarını belirtti. İlk yarıda adeta morfin yemiş gibi uyuşuk ve uykudan yeni uyanmış gibi oynadıklarını ifade eden Uzundurukan, A Ligi'nde iki maçta sıfır çektiklerini ve şimdi en zor rakiple oynayacaklarını hatırlattı. Belçika maçında bu futbolla büyük fark yeneceğini savunan Uzundurukan, toparlanıp Türk kuvvetiyle oynamaları gerektiğini, savaşmadan ve yürekli olmadan maç kazanılamayacağını söyledi.

Ömer Faruk Ünal, Montella'nın 27. dakikada 3-0 geriye düşülen maçta sahaya ve oyuna tek hamlesi olmadığını, devreyi beklediğini ve çoktan çıkamamış olduğunu belirterek "Günleri sayılı, kredisi ve desteği kalmadı" dedi.

Murat Özbostan, önlerinde iki soru olduğunu yazdı. Kısa vadede A Ligi'nden düşme ihtimalinin ciddi şekilde tartışılacağını, uzun vadede ise daha büyük bir kararın beklendiğini belirtti: Genç oyuncu grubuna güvenip sabır mı gösterilecek, yoksa teknik direktör değişikliği mi gündeme alınacak? Ne olursa olsun bu takımın kendilerinin olduğunu ve bir tane Ay-Yıldızlı takımları bulunduğunu, sahip çıkmanın da görevleri olduğunu ifade etti.

Abdullah Ercan ise her şeyden önce heyecanın olmadığını söyledi. Milli Takım, Uluslar Ligi'nde evinde oynadığı iki maçtan da puan alamadı ve grupta henüz puanla tanışamadı.

Beşlik Haber Merkezi·Kaynak: Sporx