Beşiktaş'ın Kauno Zalgiris Zaferi Yazarların Kaleminden

Spor yazarları, Beşiktaş'ın Kauno Zalgiris karşısında aldığı galibiyeti köşe yazılarında değerlendirdi.
Güntekin Onay, Beşiktaş'ta Dusan Vlahovic ve Leandro Trossard'ın henüz ısınma turlarında olduğunu belirterek, bu iki yıldızın bir an önce form tutmasının şart olduğunu, aksi takdirde Beşiktaş'ın gol sorunu yaşamaya devam edeceğini söyledi.
Cem Dizdar, hata bekleyen rakibin hatayı bulup golü attığını, böylece Beşiktaş'ın temel sorununun sadece bitiricilik olmadığının ortaya çıktığını ifade etti. Maç sonuna doğru Kauno'nun üst üste girdiği ve tamamlayamadığı pozisyonların Beşiktaş için çalışması gereken çok ders olduğunu gösterdiğini umduğunu belirtti. Ayrıca, özellikle ülkedeki rakipleri için Alanya maçından sonra bu maçın epey veri sağladığını ve futbolun sadece pahalı oyuncu ya da hakem kararına bağlı olmadığını gösteren derslerle dolu olduğunu vurguladı.
Turgay Demir, Vlahovic'in dün yeteri kadar topla buluşamadığını ancak kalitesini her haliyle belli ettiğini, yavaş yavaş kendine geleceğini ve bu sezon lige damga vuracağını söyledi. Semih ve OH'nin forma için daha büyük çaba sarf etmeleri gerektiğini, dün kendilerine verilen şansı iyi kullanamadıklarını belirtti. Kalan dakikalarda Zalgiris'in saman alevi gibi bir şeyler yapmaya çalıştığını, Beşiktaş'ın özgüvenli oyununu son dakikaya kadar sürdürdüğünü ve maçı kaybetse de turu aldığını ifade etti. Futbolun en güzel tarafının skoru kaybedip hedefi kazanmak olduğunu, şimdi sırada Avrupa'da daha büyük hedefler olduğunu sözlerine ekledi.
Attila Gökçe, İstanbul'da üç atmışken Litvanya'da ortada olmanın anlaşılmaz olduğunu, gol kısırlığı çekerken Kauno Zalgiris gibi bir takımı bir kez daha yakalamışken kontrol futbolu oynamanın anlamsız olduğunu söyledi. Beşiktaş'ın oyununun hiç iç açıcı olmadığını, kalite farkının göründüğünü ancak Vincenzo Italiano dahil takımda heyecansız, etkisiz ve verimsiz haller olduğunu belirtti. Vlahovic için yorum yapmanın erken olduğunu, kumaşının sağlam olduğunu, pozisyona girdiğini denediğini olmadığını ancak Hyeongyu Oh gibi kabına sığmayan enerjisinin olmadığını ifade etti. Hazırlık döneminde takımla çalışmadığı için hızının, vuruşlarının ve zamanlamasının zayıf göründüğünü, yine de iyi bir hücum oyuncusu olduğunu unutmamak gerektiğini sözlerine ekledi.
Sinan Vardar, Beşiktaş'ın Süper Lig'de ikinci hafta maçında hakem Ali Deniz Karatepe'nin skandal kararları ve VAR hakemi Bülent Birincioğlu'nun sessiz kalması sonucu kaybettiği üç puanın ardından Avrupa play-off'unda Zalgiris ile ikinci maça çıktığını hatırlattı. İlk maçın 3-0 sonuçlanması ve Zalgiris'in gücü göz önüne alındığında bu maçın 'turistik' olduğunu söyledi. Italiano'ya burasının Beşiktaş olduğunu, sürekli rotasyon yapılacak bir takım olmadığını anlatacak yetkili birinin olması gerektiğini, keşke İtalyan hocanın yanında camianın içinden bir yardımcı teknik adam olsaydı dedi. Gerçek olan iki önemli nokta olduğunu belirtti: Beşiktaş kadrosunun dünkü kadar enerjisi düşük olmamalı ve geçen sezonki Sergen Hoca dönemi hatırlatılmamalı; iyi olan şey ise yaz sıcaklarında başlayan Avrupa ön elemesinin başarıyla aşıldığı ve artık UEFA Avrupa Ligi'nde başarılara yelken açma zamanı olduğu.
Bilal Meşe, topla oynama yüzdesinin 74'e 36 Beşiktaş lehine olduğunu ancak bu kadar topa sahip olmanın oyunu domine etmek anlamına gelmediğini söyledi. İlk yarıda Kartal adına akılda kalan iki pozisyon olduğunu belirtti: Salih'in kaleyi bulan şutu ve İlhan'ın ortasında direkten dönen top. Teknik patron Vincenzo Italiano'nun ilk maçın verdiği 3-0'lık skor avantajı nedeniyle rotasyona gittiğini ancak ilk yarıda Orkun Kökçü'nün yokluğunu Kartal'ın iliklerine kadar hissettiğini, onun tarzında oyuncu olmadığını, varlığının yeterli olduğunu ifade etti. Vlahovic'in iyi golcü olduğunu ancak kanatlardan ve merkezden yeterli servis alamayınca etkisiz kaldığını sözlerine ekledi.
Murat Özbostan, 3-0'lık avantajla çıkılan rövanşta turu geçmenin önemli olduğunu, Avrupa Ligi biletinin cebe konduğunu ancak skora bakıp sahadaki görüntüyü görmezden gelmenin il problemi halının altına süpürmek olacağını söyledi. Alanya maçındaki az tempodan bile eser olmadığını, Vlahovic, Kartal Kayra ve İlhan Faktlı gibi isimlerin ilk 11'de başlamasının rotasyon açısından anlaşılabilir olduğunu ancak rotasyon yapmanın başka, oyunun karakterini kaybetmenin başka olduğunu belirtti. Takımın daha ilk dakikalardan itibaren 3-0'ın rahatlığını üzerinde taşıdığını, topun dolaştığını ama oyunun akmadığını, sağdan sola yapılan pasların rakibi çözmediğini, dikine oyunun, temponun ve baskının olmadığını ifade etti. Net pozisyon sayısının düşük kaldığını, orta kalitesi ve son vuruşların beklentilerin altında olduğunu söyledi. Vlahovic açısından tablonun artık daha fazla sorgulanması gerektiğini, bir forvetin gol atamamasının tek başına problem olmadığını, oyuncuya pozisyon hazırlayan bir hücum düzeni ortaya konulamıyorsa sorunun yalnızca Vlahovic'e yüklenerek çözülemeyeceğini belirtti. En can sıkıcı bölümün 64. dakikada yaşandığını, Djalo'nun yaptığı basit hatanın golü adeta hediye ettiğini, bugün rakip ne kadar mütevazı olursa olsun yarın Avrupa Ligi'nde daha kaliteli bir takım karşısında aynı hatanın tabelayı değiştirebileceğini hatta turu elinden alabileceğini vurguladı. Turun geçildiğini ve Avrupa Ligi'nde yola devam edildiğini ancak bu maçın üstünün örtülmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.
