Spor yazarları, Fenerbahçe-Roma maçını kaleme aldılar! "Az daha Roma'yı yakıyorduk!"
UEFA Şampiyonlar Ligi'nin ilk haftasında temsilcimiz Fenerbahçe, Chobani Stadyumu'nda İtalyan ekibi Roma ile karşılaştı.
UEFA Şampiyonlar Ligi'nin ilk haftasında Fenerbahçe, Chobani Stadyumu'nda İtalyan ekibi Roma ile 1-1 berabere kaldı. 18 yıl aradan sonra Şampiyonlar Ligi'ne dönen sarı-lacivertliler, taraftarının önünde maça kontrollü ve sabırlı başladı, topun arkasına geçerek kalabalık alan savunması yaptı. İlk yarıda Greenwood ve Kerem ile iki pozisyon bulan Fenerbahçe, hücumda çoğalamayınca Vedat derine gelip top almak zorunda kaldı.
Maçı değerlendiren yazarlar, ilk yarıdaki savunma ağırlıklı planı eleştirdi. 'Bütün planı beklemeye, savunmaya, geçiş oyunu oynamamaya kurarsan, sen Şampiyonlar Ligi takımı olamazsın' denildi. 'Savun, savun, at ön tarafa! Bunu kaç dakika yapacaksın?' ifadeleriyle İsmail Kartal'ın planı sorgulandı. '18 yıl sonra katıldığın Şampiyonlar Ligi'nde bunu mu göreceğiz?' yorumu yapıldı.
İkinci yarıda Fenerbahçe bambaşka bir futbol oynadı. Yazarlar, 'İkinci yarı ilk yarıya oranla gece ile gündüz kadar farklı bir Fenerbahçe vardı' diyerek temsilcimizin güven veren oyunuyla Roma'ya sahayı dar ettiğini belirtti. Archie'nin attığı golle beraberlik gelen maçta, 'Archie belki kariyer maçını oynadı. Helal olsun' denildi. 'İkinci yarıda maçı kazanacak pozisyonlar bulduk. Heyhat olmadı!' yorumu yapıldı.
Yazarlar, Kante ve Greenwood'un performansını övdü. 'Rakibi ayaklarıyla ve ruhuyla terbiye eden iki özel adam vardı, Kante ve Greenwood' denildi. 'Roma'nın bu adamlardaki sihrin yükünün altından kalkması mümkün olamazdı. Talihine dua etsin' ifadeleri kullanıldı. Brown'ın golü için 'istiridye kabuğundan çıkan inci' benzetmesi yapıldı. 'Kante'nin harika bilek hareketleriyle rakip kale önüne getirdiği topu harcandığını görünce çok yazık oldu dedim' diyen yazar, 'son dokunuş ustasına mutlak ihtiyaç' vurgusu yaptı.
Kerem Aktürkoğlu eleştirildi: 'Güzel kardeşim, cin misin, peri misin? İnsanların içinden geçemezsin! Ama ayağına her topu aldığında rakibin üzerine sürsen ne oluyor? Henüz kimsenin içinden geçebildiğini görmedim!' denildi. Vedat Muriç için 'İlk yarıda orta alanda faul sergisinde hakemin gözünün içine bakan Vedat Muric, rakip kale önünde aktif role soyundu' yorumu yapıldı. 'Archie'nin attığı golü, golcü Vedat atabilse belki kazanabilirdik' ifadesi kullanıldı.
Hakem Jesus Gil Manzano'nun kararları eleştirildi. 42 yaşındaki İspanyol elit kategori hakeminin 14'te Mert'e kontrolsüz faulde Wesley'e sarı çıkarmadığı, Vedat'a yaptığı taktik faullerde N'Dicka'ya sarı göstermemekte ısrar ettiği belirtildi. 47'de Brown'a yaptığı basit temasta Rensch'e sarı çıkardığı, 51'de Brown'a balans sarısı verdiği aktarıldı. 68'de ceza alanı dışında Kerem-Dybala mücadelesine penaltı verdiği, VAR'ın pozisyonun dışarda olduğunu söylemesiyle penaltının iptal edilip frikik verildiği, oysa Dybala'nın aldatmadan sarı görmesi gerektiği ifade edildi. 70'te Wesley-Kante mücadelesinde Wesley'in kendini attığı, hakemin devam dediği, oysa Wesley'e aldatmadan sarı çıkarması gerektiği belirtildi. 'Faullerde kartlarda saçma sapan tutarsız kararlar verdi' denildi.
Yazarlar, savunma için soru işaretlerinin devam ettiğini ancak kaleci Ederson'u ayrı tuttuklarını belirtti. 'İsmail Yüksek yine görkemli sadeliğinde' denildi. 'Her zaman maçların ikinci yarılarında oyundan düştüğünü gördüğümüz Fenerbahçe'nin son dakikalara kadar maçı kazanmak istemesindeki gelişim iyi gidişin belgesidir' yorumu yapıldı. 'Roma gibi bir takımdan alınan beraberliğe galibiyet muamelesi yaparsak, Fenerbahçe'yi küçük düşürmüş sayılmayız' ifadesi kullanıldı. 'Bu beraberlik mağlubiyetten evladır' denildi.
Fenerbahçe, 18 yıl aradan sonra Şampiyonlar Ligi'nde ilk maçına muhteşem atmosferde çıktı. 'Dün gece sarı direncin rengiydi, lacivert inancın' denildi. 'İkinci yarıda bir ruh yüzleşmesi, çağdaş futbol motifleri içeren görüntüler' yorumu yapıldı. 'Fenerbahçe kaybetmeye kaşını oynattığı sürece, rakip kim olursa olsun başı dik çıkması kaçınılmaz' ifadesi kullanıldı. 'Aşkın ve gururun savaşçıları' benzetmesi yapıldı. 'Sürükleyici bir macera kitabının ilk sayfasında bir puanın kimden alındığının önemi büyük' denildi.
