Spor yazarları Sporting yenilgisinde Galatasaray'ın orta saha kurgusunu eleştirdi

Portekiz ekibinin kanat baskısına karşılık veremeyen sarı-kırmızılıların ikinci yarıdaki diziliş değişikliği de sonucu değiştirmedi.
Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi'nin ilk haftasında Portekiz temsilcisi Sporting'e deplasmanda 3-1 yenildi. Spor yazarları, maçın ilk yarısında Galatasaray'ın ligde henüz göstermediği bir seviyeye çıktığını belirtti. Maç öncesi Sporting'in topa sahip olacağını, Galatasaray'ın hızlı kontralar kovalayacağını düşünenler bile bu oyun karşısında şaşırdı. 24. dakikada VAR'dan gelmeyen kırmızı karta kimse üzülmedi, çünkü takım iyi oynuyordu. Osimhen olsa maçın çoktan kopacağı, ancak onun olmadığı ifade edildi. Ev sahibi 27. dakikada Catamo'yla eşitliği yakaladı. Devre arasında herkes Torreira'nın 60. dakika civarında yorulduğunda ne olacağını sorgularken, Galatasaray o eşiği göremedi bile.
İkinci yarı, önce VAR'dan teyitli penaltıyla ev sahibi lehine 2-1'e geldi, ardından Zalazar'ın 25 metreden üst köşeye bıraktığı frikikle 3-1'e. İkinci yarı başlar başlamaz maç bitti. Yazarlar, ilk yarıda koşan, iyi mücadele eden, yardımlaşan bir Galatasaray olduğunu; Sane'nin son vuruşlarda başarısız olmasına rağmen Sporting defansını silkelediğini, Batrakov'un hem hücumda hem savunmada etkili olduğunu aktardı. İkinci yarıda ise çok kötü bir Galatasaray vardı. Barış Alper'in santrfor olarak oynayamadığı, bu yüzden takımın bir kişi eksik oynadığı vurgulandı. Deniz Gül'ün gözde çok büyütüldüğü, hocanın bu yüzden ilk 11'de oynatmadığı belirtildi. Galatasaray'da sistemin oturmadığı, futbolcuların oynadıkları mevkide zorluk çektiği, bu sıkıntıların sadece Devler Ligi'nde değil Süper Lig'de de devam edeceği ifade edildi.
Açıkça ilk 45 dakikadaki oyunun Şampiyonlar Ligi'nde bir deplasmanda ancak bu kadar pozitif olabileceği, ancak bu oyun ve ilk yarıdaki pozisyonların karşılığının 1-1 olmaması gerektiği belirtildi. İlk yarıda topun arkasında bekleyen Sporting Lizbon, ikinci devrede Galatasaray'ı daha önde karşılamaya başladı. Daha cesur ve agresif bir futbol ile temsilcimizin savunma zaaflarından faydalanarak hem 2 gol buldu hem de net pozisyonlar üretti. Galatasaray ise gerek tempo gerekse oyun olarak ikinci 45 dakikada Sporting'e cevap veremedi. Galatasaray'da yorulana kadar Torreira beğenildi. Ancak yeni transfer Batrakov'un yeteneklerini sergilemek için alan ve zamana ihtiyacı olan ve bu seviyenin altında bir futbolcu görüntüsü verdiği ifade edildi.
Maçın Norveçli hakemi Eskas ile VAR'ın Alman hakemi Dingert'in adaletli kararlar vermediği savunuldu. Altimira'nın Batrakov'un karnına attığı tekmenin net kırmızı kart olduğu, Eskas'ın sarı gösterdiği ve Altimira'nın sevinçten hakemi alkışladığı belirtildi. Luis Suarez'e Eskas'ın çaldığı penaltının saçma olduğu, ancak VAR'daki Alman Dingert'in 'Gel Norveçlim pozisyonu incele' bile demeyip kararı onayladığı ifade edildi. İğneyi hakemlere batırdıklarını, çuvaldızı da Okan Buruk'a batıracaklarını söyleyen yazarlar, Galatasaray 2-1 geriye düşerken Leao'nun girdiğini, skor 3-1 olunca Deniz Gül'ün oyuna atıldığını aktardı. Oysa 1-1'lik skorla devreye girildiğinde oyunda sırıtan iki futbolcu olduğu; birinin Leroy Sane, diğerinin kaptan Yunus olduğu, bu ikilinin top ayaklarına geldiğinde oynadığı ama rakibe gölge savunma yaptığı belirtildi. Aslında Galatasaray sahada 11 kişiydi ama 9 kişi oynuyordu. Skorun rehavet yaratmaması gerektiği, bir teknik adamın oyunu doğru okuması gerektiği vurgulandı. Devre arasında oyuncu değişmez diye bir kural olmadığı, hamleleri Okan hocanın maalesef Galatasaray geriye düştükten sonra yaptığı, 85. dakikada Nhaga, İlkay ve Ugochukwu'nun oyuna girmesinin ise komedi olduğu ifade edildi. Devler Ligi'nin bu tür hataları kabul etmediği belirtildi.
İlk yarının müthiş olduğu, net söylenebileceği üzere son yıllarda deplasmanda görülen en iyi Galatasaray olduğu ifade edildi. Okan hocanın belli ki bu maça çok iyi hazırlandığı, ayrıca eldeki malzemenin de bu olduğu, bir tek bu seviyede Leao'yu kullanabileceği belirtildi. Ancak her şey yolunda giderken Galatasaray'ın çok gereksiz bir gol yediği, orada Batrakov'un rahatlıkla uzaklaştıracağı topu kaybettiği ve beraberliğin geldiği aktarıldı. Ve 2. yarı her şeyin terse döndüğü, tepetaklak oldukları, daha doğrusu pilin bittiği, sahneye bambaşka bir Galatasaray çıktığı, hiçbir şekilde kontrolü sağlayamadıkları, rakibin olağanüstü hızlı kontraları karşısında çaresiz kaldıkları, iki top yapamadıkları, hücuma çıkamadıkları, Sane, Barış, Yunus hepsinin kaybolduğu ve bir de anlamsız bir penaltı olunca Galatasaray'ın pes ettiği belirtildi.
