Haberler/Haber

İlkay Gündoğan: "Ben kendimi suçlamıştım"

BBeşlik Haber Merkezi· 10 dk önce
İlkay Gündoğan: "Ben kendimi suçlamıştım"

Galatasaray forması giyen İlkay Gündoğan, röportajında dikkat çeken açıklamalara imza attı.

İlkay Gündoğan, kariyerinin büyük bölümünün geride kaldığını belirterek, "O heyecanı hissettiğim sürece oynamaya devam edeceğim. Şu an için kesinlikle hissediyorum. Ama elbette, bir süredir bundan sonra ne olacağını merak ettiğim de doğru" dedi.

Futbola başladığı zamanki kadar sevgi duyduğunu ancak hoşuna gitmeyen değişiklikler olduğunu söyleyen Gündoğan, "İnsanların futbolun bir takım sporu olduğunu hissettiğini düşünmüyorum. Herkes! Oyuncular, antrenörler ve medya! Tüm dünya bireycilik kültürüne tapıyor. Bu, hiçbir şeyin gollerden daha önemli görünmemesinden açıkça anlaşılıyor. Goller her şey haline geldi. Ne yazık ki bu eğilim, sosyal medya tarafından hızlandırılıyor" ifadelerini kullandı.

Sosyal medyanın bir yanılsama yarattığını vurgulayan Gündoğan, "Futbol dünyasında, kamuoyuna karşı belirli bir maske takmayı başaran pek çok insan gördüm. Hayatlarının sadece olumlu ve güzel yönlerini paylaşıyorlar çünkü olumsuz bir şey eklerlerse, gerçek yüzleri ortaya çıkacak ve tonlarca yorum okuyacaklarını biliyorlar" diye konuştu. Bazı oyuncuların devre arasında arama motoruna kendi isimlerini yazdıklarını gördüğünü belirten Gündoğan, "Kamuoyunun övgüsü, teknik direktörün ve takım arkadaşlarının görüşlerinden daha önemli hale geldiğinde, bu çok tehlikeli bir hal alır. Eğer oyuncular daha sonra sahadaki kararlarını bu yorumlara göre ayarlamaya başlarlarsa ne olacağını tahmin edebilirsiniz. Bu takım için iyi bir şey değil. Bu yüzden diyorum ki; futbol her zaman bir takım sporudur. Bunu unutmamalıyız" değerlendirmesini yaptı.

Oyuncuların da ancak belli ölçüde suçlanabileceğini, pratikte başka seçenekleri olmadığını ve sosyal medyayı yönetmenin profesyonel bir sporcu olmanın parçı haline geldiğini, bunun akademilerde en genç oyuncular arasında başladığını sözlerine ekledi.

Teknik direktörlük hedefinden bahseden Gündoğan, "Biraz klişe gelebilir ama bir sorumluluk duygusu hissediyorum. Bu duygu bende her zaman vardı. Oyuncu olarak takım arkadaşlarımı her zaman önemsedim. Onları desteklemek ve parlamalarına yardımcı olmak istedim. Ama nihayetinde bu fikri bana aşılayan Pep Guardiola oldu. Diğer birçok oyuncuya da aynısını yapmıştı. Bir süredir, antrenörlerimden devralmak istediğim şeyleri bilinçli olarak not alıyorum. Kaçınmak istediğim şeyleri de not alıyorum. Geleceğimi bunda görüyorum, bir kadroyu yönetmenin ne kadar zor olduğunu bilsem de!" şeklinde konuştu.

Guardiola'nın kişiler arası ilişkilere önem vermediği yönündeki görüşe katılmadığını belirten Gündoğan, "Pep'i her zaman samimi ve duyarlı bir adam olarak gördüm. Ama doğru, bizden çok şey talep ediyordu. Sürekli kendimizi geliştirmek zorundaydık. Sonuçta hepimizi o şekillendirdi. Bir yandan Manchester City'de herkesin kendi içinde rekabet halinde olduğu bir kadro vardı ama diğer yandan birbirimizi içtenlikle destekliyor ve birbirimize başarılar diliyorduk. Bu, futbolda hafife alınacak bir şey değil. Bu onun eseriydi" dedi.

Manchester City'nin başarısının parayla satın alındığı yönündeki soruya Gündoğan, "Diğer kulüpler de çok para harcıyor. Örneğin Paris Saint-Germain. Uzun süre boyunca çok para harcadılar ama bir takımları yoktu. Bu durum ancak Luis Enrique teknik direktör olduğunda değişti. Kulübe başarıyı o getirdi. PSG'yi o değiştirdi. Bugün PSG'yi izlemek bir zevk. Yaptıkları bana inanılmaz derecede ilham oluyor" yanıtını verdi.

Bir oyuncunun diğerlerinden daha fazla parlamasının kendisini rahatsız etmediğini söyleyen Gündoğan, "Bu normaldir. Arada bir, böyle bir oyuncu geri dönüp defansif görevlerini yerine getirmek yerine yerinde kalmayı göze alabilir. Günümüz futbolunda bir takımda böyle bir oyuncu olabilir ama kesinlikle üç tane olmaz. Bir yıldız, diğerlerinin kendisi için ne yaptığının, onun için ne kadar fedakarlıkta bulunduğunun ve kendi parlaklığının takım arkadaşlarına ne kadar bağlı olduğunun farkında olmalı. Ne de olsa, Leo Messi'nin Arjantin Milli Takımı'ndaki başarısı budur" ifadelerini kullandı.

Guardiola ile kariyerinin zirvesine ulaştığını, bunun nedeninin onun takımında güçlü yanlarını tam olarak kullanabilmesi olduğunu belirten Gündoğan, "O kadar çok maç kazanmamız tesadüf değildi. Pep, her oyuncuya gelişme özgürlüğü verirken aynı zamanda takıma da özen gösterme yeteneğine sahiptir. Bizi o kadar iyi hazırladı ki zayıflıklarımızı gizleyebildik. Sezgisel olarak hareket ediyorduk. Bir bakış, bir hareket ve pas hazırdı" dedi.

Bire bir durumlarda kendisinden daha uzun, daha hızlı ve daha güçlü rakipleri geçemediğini ancak maç sonundaki top çalma istatistiklerinin genelde iyi olduğunu anlatan Gündoğan, "En ufak bir hatayı bekliyordum, topa ilk dokunuş ya da pas denemesinde. Ama bu, ancak bir takımın, daha büyük bir bütünün parçıysan işe yarar. Şu anda aklıma Vincent Kompany geliyor. Kompany, pozisyonumu kaybettiğimde her zaman arkamı kollardı. Mesele de bu zaten. Her zaman arkamı kollayacağını ve ona güvenebileceğimi biliyordum" diye konuştu.

Kendisini idare edilmesi oldukça kolay bir oyuncu olarak tanımlayan Gündoğan, sözlerini "Elbette kendi fikirler" diyerek sürdürdü. Gündoğan, Manchester City'de beş Premier Lig şampiyonluğu ve bir Şampiyonlar Ligi kupası kazandı.

Beşlik Haber Merkezi·Kaynak: Sporx